SESSİZ
ADIMLAR
Sahi, gece uyurken duyduğumuz o adımlar kime aitti?
Eserler → portfolioDİĞER TARAFDÜNYA:
BİR MUSLUK
"Su tüketimindeki vurdumduymazlığımız, bireysel bir krizden öte küresel bir felakete davetiye çıkarıyor. Musluklara ulaşması için devasa kaynaklar harcadığımız su, tükenişin eşiğinde. Unutmayın: Doğa bize borçlu değil; biz doğaya borçluyuz. Ve bir gün dünya, akmayan o musluğun başında susuzluğa mahkûm kalacak."
DÖNSALINIM
İnsan, varoluş serüvenini üç temel aşamada yaşar: doğum, yaşam ve ölüm. İlk aşamada dünyaya gelir, büyür ve yaşamın akışına katılırlar. Doğumla yaşam arasındaki bu süreçte, bir çarkın dönüşü gibi kırgın ve mutlu anılar birikir. Çarkın hareketiyle zaman, yaşamdan ölüme doğru ilerler. Bu noktada hayat ciddileşir; kırgınlıklar derinleşir, anılar daha da belirginleşir. Her bireyin bu döngüde ortak bir hissi vardır. Cinsiyet fark etmeksizin, yaşamın zorlaştırdığı şartlar, bu süreçte benzer duygular var olabilir. Yaşantının içindeki kırılmalar, mutluluklar ve anılar her insana özgü bir derinlik taşımaktadır. Doğum ve yaşam arasındaki dönemde, insanın gözlemleri dikkat çekicidir.Çocuklar parkta oynarken büyüklerin onları izlediğini farkeder ve bunun nedenini merak ederler. Zaman geçtikçe anlarlar ki bu, yaşamın akışına dair bir gözlemdir. İnsan yaşamının ortak noktalarını anlamak, sadece geçen yıllarla mümkün olur. Ve son aşama: ölüm. Tüm farklılıklara rağmen, ölüm herkes için eşittir. Ancak bu eşitlik, yalnızca geride kalanlar için bir ayrılığa dönüşür. Bu salınım ânında, insanın döngüsü tamamlanır; anılar ve izler, yaşamın geride bıraktığı hatıralar olur. Çark döner iz bırakır.
DÖNAN
Aslında özlediklerimiz yaşam ile ölüm arasındadır HATIRLA “ÖLÜM” VAR.!! bir "yüzeye" dönüştüğü ve sabit referanslarını kaybettiği günümüzde; "Hatırla, ölüm var" (Memento Mori) çağrısı, insanın en mutlak ve sarsılmaz eşiğidir. Ölümün varlığı, üretimi bir algoritma çıktısı olmaktan çıkarıp, sonlu bir varlığın bilinçli eylemine dönüştürü bunu ing çevir
PENGUEN
Doğada hayatta kalmanın en kadim kuralı, dondurucu soğuğa karşı birbirine kenetlenmek ve omuz omuza korunmaktı. Ancak iklim krizi, bu hayati dayanışmayı imkânsız kılıyor. Değişen ekosistem dengeleri sebebiyle bir araya gelemeyen ve doğal yollarla ısınamayan penguenler, hayatta kalma mekanizmalarının çöktüğü bir düzene sürükleniyor. Kendi doğasına yabancılaşan bu canlılar, artık ısınabilmek için kürk giymek zorunda bırakıldıkları, onlara ait olmayan suni ve öngörülemez bir iklime mahkûm ediliyor. Doğanın binlerce yıllık savunma hatlarını yıkan ve türleri kendi evlerinde yapay bir varoluşa zorlayan bu tahribatı reddediyoruz.
DÖNENGEL
"Yaşam karşımıza ne kadar kazık çıkarırsa çıkarsın, durmak bir seçenek değil; onlara rağmen ilerlemek bir zorunluluktur."
BAŞA DÖN